Nesneleri İnternet’e Bağladık

Nesneleri İnternet’e Bağladık

Gelişen ve değişen dünyamızda her geçen gün yenilikleri keşfetmekte ve şahit olmaktayız. Bu yeniliklerin çoğu yanı başımızda olmasa da zaman ve gün geçtikte bizler için farkındalık oluşmakta.

Bu yenilikleri yavaş yavaş içimize kadar doğmaktadır. Bulunduğumuz bölgenin ya da yaşamımızı sürdürdüğümüz ortamının her yerine İnternet’i taşıdık. Prize takılan  ya da İnternet’e bağlanılan her nesne insan unsuru için bir tehlike arz etmekte artık. Bu tehlike gerek radyasyon(sar) gerekse kişisel gizliliğin ihlal edilmesi durumunu ortaya çıkarmaktadır. Bu nesnelerin zamanla akıllanması ve artık insanların birçok işini üstlenmesi bizler için içler acısı bir durum. Bu nesnelerin temelde amacı insanların hayatını kolaylaştırmak olsa da perde arkasında pekte öyle gözükmemekte.

Araştırmalar göre İnternet alemine dahil olacağı düşünülen Nesneler(IoT)’in sayısı 34 milyar. Bu nesnelerin içerisinde hanemizin içerisinde  bulunan buzdolabı, televizyon, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve daha nice nesneleri artık akıllı hale getirerek internete bağlıyoruz.

Bir çok futurist ve bilim adamı nesnelerin interneti denilen bu sistemi tanımlarken “bütün dünyayı ve o dünyayı içindeki bütün iş gören sektörleri değiştirecek bir devrim” cümlesini rahatlıkla kullanıyor. Yapılan araştırmalar günümüzde internete bağlı cihaz sayısının toplam 12 milyar civarında olduğunu söylüyor ve sayı her geçen gün daha da artıyor. Kullanılan şuan ki teknoloji ile birlikte internete bağlı cihazlar genel olarak bilgisayar, tablet ve cep telefonu.

Bilim adamlarının yaptığı çalışmaların gösterdiği şey bu sayının 2020 yılında 34 milyar civarında olacağı. Neredeyse kullandığımız tüm yeni elektronik cihazlarda büyük veri toplama imkanı sağlayan mikro algılayıcılar vardır. Bu mikro algılayıcılardaki verilerin yardımıyla 34 milyar cihazdan gelen anlık bilgilerin internet üzerinden birbirleriyle iletişim kuracağı büyük bir ekosistemden bahsediyoruz.

En büyük tehlike ise Nesnelerin internetinin(IoT) aracılığı ile birkaç yıl içerisinde sosyal medya ya da farklı mecralar aracılığı ile haberimiz olmadan verilerimizin dolaşması ve mahremiyet diye bir unsurun artık işlevini kaybetmesine sebebiyet vermesini sağlamasıdır. Bunun için sosyal medya da paylaşacağımız her türlü dosyayı bir kez daha düşünerek paylaşmak.  Ya da nasıl paylaşırım değil de niye paylaşmalıyım sorularını kendimize sormak olacaktır.



Bir cevap yazın