Bir Seraptı Gönlümüz

Bir Seraptı Gönlümüz

 

Gerçekleri görmeden, düşünmeden yaşadık. Hüzün doldu içimize. Bekleyemedik bizim için daha iyi olanı.

Aylardan Eylül’dü. Oysa her ay hüzünlüydü. Bu ay biraz farklı gibiydi.

Herkesin bir derdi vardı zaten…  Suçlusu Eylül’dü.

Çünkü; bu ayın lakabı idi hüzün,dert,keder,sıkıntı… Belki biraz hayata bakışımızı değiştirmemiz gerekliydi. Bazen birçok şeyi değiştirmek mümkünken kendi düşüncemizi, bakış açımızı ve daha birçok şeyi değiştirmek gerekli olmalıydı.

Zorundaydık zamanla bazı şeyleri yaşamanın. Ölüm gibi, aşk gibi, sevgi gibi…

Yaşayan yaşadı, gerisi Eylül’e kalmıştı sanki. Her derdi olan Eylül’e anlatmış, Eylül dolmuştu hüzünle,kederle…

Aylara göre değil, kendimize göre yaşamalıydık bu hayatı. Bir günü iyi bir günü kötü geçirmeliydik. Her günü Eylül değil…

Gördüklerimiz, görmek istediklerimizle bir olamadı. Onun için bir seraptı gönlümüz…


 

 

 

Bir cevap yazın